|
SINIF İÇİ TESTLERDE GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK NASIL SAĞLANABİLİR? |
|
|
|
|
Haziran 2009
|
|
Eğitim ve öğretimin vazgeçilemez ögesi değerlendirmedir. Değerlendirme ögesinde hem öğretim hem de öğrenciler değerlendirilerek dönütler alınabilir. Öğrenciler üzerindeki değerlendirmelerle, öğrencilerin kazanımları ne derecede öğrendikleri hakkında fi kir sahibi olunur.
Öğrencilerin değerlendirilmesi, öğrenci gelişimini amaçlayan farklı boyutlara sahip bir süreçtir. Bu boyutların her biri (bilişsel, duyuşsal, psikomotor) farklı teknikleri içerir. Örneğin; duyuşsal süreçlerin ölçülmesinde ve değerlendirilmesinde tutum ölçekleri, ilgi envanterleri gibi ölçme araçları, psikomotor davranışları ölçerken dereceleme ölçekleri ve kontrol listeleri kullanılır. Devamı => |
|
|
KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI’NA (KPSS) SON OLARAK EKLENEN ÖĞRETİM YÖNTEM VE TEKNİKLERİ VE ÖRNEK SORULAR |
|
|
|
|
Haziran 2009
|
|
Bu yılda birçok yıldır olduğu gibi öğretmen adayı öğrencilerimiz KPSS’ye gireceklerdir. Biz de bu yazımızda bu yıl yapılacak sınava bir katkı olması amacıyla geçen yıl yapılan KPSS’de diğer yıllardakinden farklı olarak sınavda sorulan ya da henüz sorulmayan bazı kişi, yaklaşım ve kavramlara ilişkin olarak bulup derleyebildiğimiz kadar bilgi ve örnek soruyla öğrencilerimize katkı sunmayı amaçladık.
Bu konuya bir giriş olması nedeniyle geçen yılki sınavın değerlendirilmesi ve bu yılki sınava ilişkin projeksiyonlar konusunda bizim de katıldığımız görüşleri nedeniyle “Eğitim Danışmanı” Fikret Konca’dan yararlandık. Devamı => |
|
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEYE BİR BAKIŞ |
|
|
|
|
Mayıs 2009
|
|
Toplumların çağa ayak uydurması ve çağı takip edebilmesi için gerekli olan nitelikli insan gücü eğitim yolu ile sağlanabilir. Çocukluk çağından itibaren her bireyin hayatında yer alan öğretmenlerin nitelikli insan yetiştirmedeki rolü göz ardı edilemez. Bu açıdan eğitim sisteminin önemli bir parçası olan öğretmenlerin nitelikli bir öğretmen yetiştirme programı ile yetişmesi çok önemlidir. Öğretmen yetiştirme konusu sadece ülkemizde değil, bütün dünya ülkelerinin eğitim sistemlerinde ele aldıkları en gözde konuların başında gelmektedir. Çağdaş gelişmelere ayak uydurmak ve geleceğe yatırım yapmak isteyen her ülke, daha iyi bir eğitim sistemi için öğretim müfredatları ve öğretmen yetiştirme programlarının nasıl olması gerektiği üzerine tartışmalarını tarihi bir süreç içerisinde sürdürüp gitmektedir. Bu da öğretmen eğitiminin ne kadar hareketli bir sürece sahip olduğunu gösterir. Ülkemizde de benzeri bir süreç gerçekleşmektedir, öğretim müfredatları ve öğretmen yetiştirme programlarını iyileştirme çabaları içerisinde bu arayışların devam edeceği söylenebilir (Delice, 2008). Devamı => |
|
BİR KIRSAL KALKINMA ÖZLEMİNİN ÖYKÜSÜ KÖY ENSTİTÜLERİ |
|
|
|
|
Mayıs 2009
|
|
Köy Enstitüleri, eğitim tarihimizde önemli yer alan unutulmamış unutulmayacak ve hep özlemle anılacak kuruluşlardır. Çünkü çölleşen Anadolu’nun vahaya dönüştürülmesinde kursaklarda kalmış bir özlemin öyküsüdür Köy Enstitüleri. İşte bu niteliğinden dolayı (köy sorunları hep böyle çözümsüz kaldıkça) Türk eğitim tarihinde en fazla tartışılmış ve daha da tartışılacak olan kurumlardır.
Bu kuruluşlara, öğretmen okulu yerine “Köy Enstitüleri” adı verilmişti. Çünkü Köy Enstitüleri, salt kuramsal eğitim vererek köye öğretmen yetiştiren birer kuruluş olarak düşünülüp tasarlanmamıştı. Köy Enstitülerinin programlarında, tarım, demircilik, marangozluk, halk sağlığı, ilk yardım vb. uygulamalı birtakım etkinlikler de yer alıyordu. Cumhuriyetin kurucusu büyük önder, “Milletin efendisi köylüdür.” diyordu. Köy Enstitüleri eliyle de bu sözlerin gereği olarak kalkınmanın köyden başlatılması amacıyla kırsal kalkınma önderlerinin yetiştirilmesi amaçlanıyordu. Devamı => |
|
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME |
|
|
|
|
Mayıs 2009
|
|
Toplumlarda her alandaki başarı eğitimin kalitesiyle, eğitimin kalitesi de öğretmenin kalitesiyle doğru orantılıdır. Öğretmenin kalitesi ise onun yetiştirilmesine bağlıdır. Buradan yola çıkarak, şu söylenebilir: Öğretmen yetiştirme mekanizmasının sağlıklı oluşmadığı, sağlıklı işlemediği bir ülkede; mesleki eğitimin, mesleki yaşamın sağlıklı işlemesi de mümkün olmaz. Türkiye’nin öğretmen yetiştirme alanında oldukça zengin bir tecrübesi vardır. Çünkü Türkiye, örgün eğitim tarihi boyunca kendi eğitim kurumlarını kuran ve bunlara kendisi öğretmen yetiştiren bir ülkedir. Türk eğitim tarihine baktığımız zaman, bugün öğretmen yetiştirme halen tartışılan bir konu olmasına rağmen, geçmişte bu konuda diğer ülkelere de örnek olabilecek zenginliklerde deneyim ve birikimlerimiz vardır. Toplumlarda bugünkü çabalar, değişen bilim dünyasına ayak uyduracak, toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek üstün bilgi ve beceri ile donatılmış öğretmenlerin yetiştirilmesi üzerinedir (Yıldız, 2007). Devamı => |
|
|
|
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |